Takipçileriniz Neden Sizin Paylaşımlarınızı Beğenmiyor?

Takipçileriniz Neden Sizin Paylaşımlarınızı Beğenmiyor?

Yazıyı kısa ve net yazmayı planladım..

Amacım, sosyal medya çılgınlığı, X kadar insanın aktif olduğu, Y kadar süre geçirdikleri konuları değil.

Daha basit ve en çok sorulan sorulardan birinin cevaplarını sıralamak.

Artık herkesin Sosyal Medya Platformlarında belirli bir takipçisi var. Çoğu insan paylaştıklarının çok beğenilmesini hatta TT olmasını arzu ediyor.. Çok beğenildikçe daha mutlu, beğeni olmayınca ise güdülenme gerçekleşmiyor ve hatta 10-15 yaş aralığında duygusal yıkımlar dahi söz konusu olabiliyor.

Evet yanlış okumadınız ne yazık ki 10 yaşlara kadar geldi durum. Daha da ötesi ebeveynin yönlendirmesiyle YouTuber olmaya çalışan (aslında kullanılan) küçük çocukların sayısı oldukça fazla..
Oyuncak bebek, ciciş, miniş,l ol bebek vb binlerce YouTube videosu mevcut..

Beğenilerle ilgili düşüncemi dünyada başkaları da paylaşıyor ve hatta çok çarpıcı bir kısa film tadında çekimini de yapıyor.

Blackmirror 3.sezon 1.Bölümü Nosedive Ending mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Çok şey bulacaksınız.

Özetlersem, mutluluğun ve sosyal statünün alınan beğeniyle ölçülme yanlışlığının olduğu bir çağda Takipçileriniz neden sizin paylaşımlarınızı beğenmiyor?

Takipçileriniz beğeni de bulunmadığında acaba ne düşünüyorlar?

İşte cevaplar :

📌 Beğenmedim çünkü sen beni geri takip etmedin

📌 Beğenmedim çünkü sen de beni beğenmedin

📌 Beğenmedim çünkü paylaştığın henüz yeteri kadar beğeni almamış.. (10,15 her ne ise)

📌 Beğenmedim çünkü gecenin bir saatinde burada olduğumu bilmeni istemedim

📌 Beğenmedim çünkü alçakgönüllü değilsin

📌 Beğenmedim çünkü seni kıskanıyorum..

📌Takip ediyorum ama beğenmiyorum çünkü merak ediyorum

📌 Beğenmedim çünkü aynısını ben yapsam beğenmezlerdi

📌 Beğenmedim çünkü diğer insanların neyi beğendiğimi görmelerini istemiyorum

📌 Beğenmedim çünkü sürekli birşeyler başarıyorsun bu da beni deli ediyor

📌 Beğenmedim çünkü paylaştığın burası için çok kişisel

📌 Beğenmedim çünkü birkaç hafta önce birlikte olduk. Şuan böyle daha iyi

📌Beğenmedim çünkü oldukça fazla hashtag kullanmışsın

📌Beğenmedim çünkü benden üstün değilsin..

📌Beğenmedim çünkü bu basit şeyi birçok insan beğenmiş

Nedenlere baktığımızda insanın içindeki bazı olumsuz özelliklerin dışa vurulması karşımıza çıkıyor..
Ego, haset, kıskançlık, kibir gibi kişinin kendini geliştirmesi gereken alanlar…
Tabi ki her şey beğenilmemeli, her akla gelen paylaşılmamalı ve söylememeli…

Bu arada sosyal medyada gördüğünüz birçok şeye de inanmamanızı tavsiye ederim.Daha önce twitterda paylaştığım ve oldukça beğenilen 🙂 bir videoyu da burada paylaşıyorum.

 

Sosyal Medya’da çöp içerikler ve geyik yapan, bilinçli manipülasyon yapanlar olduğu gibi kaliteli içerikler üretenler de var..

Kendi özgür dünyanızda kaliteli içerikler üreten, paylaşımlarıyla sizi mutlu eden, size katkıda bulunan hesapları takip edip beğenilerde bulunabilirsiniz…

Zaman değer katmak için..

Sevgilerimle,

Turgut Erkaynak

Daha Çok Satış İçin 10 Önemli Öneri

Daha Çok Satış İçin 10 Önemli Öneri

 

1.Pazarınızı Anlayın

İyi bir Satış Profesyoneli olabilmek için her şeyden önce, ürün ve ya hizmetinizi kime sattığınızı ve pazarın görünümünü anlamanız gerekiyor.Eğer anlamıyorsanız etkili bir satış uzmanı,yöneticisi ne yazık ki olamazsınız. Müşterinin adını, unvanını, şirket adını, web sitesinin URL adresini ve e-postasını bilmekten söz etmiyoruz. Çok önemli soruların cevabını bilmekten bahsediyoruz.

  • Müşterilerinizin gündeminde ne var?
  • Hangi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorlar?
  • Bütçelerini nereye harcayacaklar?
  • Rekabet ortamı nasıl görünüyor?
  • Çözümünüz nasıl ?
  • Rekabetin nasıl konuşlandığını inceleyin ve sonra sizi farklılaştıracak farklı bir şey yapın.

2. “Potansiyel Müşteri” Tanımınızı Geliştirin

Böyle bir aksiyon gerçekten yol gösterici olur . Potansiyel satışınızı iyileştirmek anlamına da geldiğini söyleyebiliriz. Çeşitli kanallardan gelen potansiyellerin tanımını üst noktalara çektiğinizde zaman ve emek tasarrufu da elde edebilirsiniz.

Böylece, sattığınız ürüne gerçekten ihtiyaç duyan yüksek kaliteli potansiyel müşteriler yakalayacaksınız. Ancak, potansiyel müşterilerinizin kalitesini artırmak zor olabilir.Bazı noktalarda sayının azalacağını da öngörülmeli.

  • Hedeflediğiniz kişiler/firmalar kim? Onlara ulaşma zorlukları nelerdir ?
  • Hangi kanaldan hangi yöntemle ulaşacaksınız?
  • Bu kitleye vereceğiniz mesajlarınızı, tekliflerinizi belirlediniz mi?

Etkili bir potansiyel müşteriye sahip olmak için, belirli ve yeterli bir hedef kitle derinliğine sahip olmalısınız ve çözümünüzün bu grubun ihtiyaçlarını çözebileceğini kanıtlamanız gerekir.

3.Satışa Dayalı Bir Kültür Benimseyin

Satış ekibinin başarısının sağlanmasına yardımcı olmanın harika bir yolu da, satış odaklı bir kültürün teşvik edilmesidir. Bu durum, şirketin satış ekibinizin etrafında döndüğü anlamına gelmez, sadece satışlara önem veren, fırsatları artırma, anlaşmalar kazanma ve sonuçta şirket için daha fazla gelir elde etme anlamına gelir.

Satış & Pazarlamanın tek bir potada eritilmesi ve hizalı olması başarı için son derece önemlidir.

4.Etkin CRM Yönetin

Günümüzün geldiğin teknolojik altyapı sayesinde Satış ekipleri CRM platformu üzerinde,potansiyel bir müşteri adayının hangi içerikle nasıl etkileşimde bulunduğunu, hangi blog yayınlarını, hangi sayfaları ziyaret ettiğini ve hangi e-postaları açtığını görebiliyor.

Teknolojinin kaldıraç etkisiyle Satış ve Pazarlama Grupları arasında da tam bir şeffaflık oluyor.
Satış süreçlerindeki değişimlerin ve müşteri bilgilerinin düzenli tutulması ayrıca potansiyel müşteri adaylarına yeni önerilerin sunulması ve her defasında sıfırdan başlamayan süreçler anlamına da gelir.

Buradaki en önemli nokta ise bu önemli verileri CRM altyapısına girilmesi kültürünün oluşturulması.

5.Verilere Odaklanın

Veriler ve ortaya çıkan sayılar asla yalan söylemez.Eğer doğru okuyabilirseniz daha fazla satış yapabilme imkanınız olur. Tabi ki veri analizleri uzun zaman alır.Müşterilerin birçok eğilimi olduğu için farklı veri setleri oluşturulması ve yorumlanması gerekir.

Neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığını bulmak için metriklerinize ve pazarlama hunisine dikkat edin.Doğru metrikler sizi doğru yolda tutar ve pazarlama hunisinden elde edilen veriler ise Satış ekibinizin daha fazla anlaşmaya yaklaşmasına nelerin yardımcı olduğunu bulmanızda ve bu kriterlerin üzerine çalışmanızda faydalı olacaktır.

Günümüz veri madenciliği ve big data çağı…Web analitik araçlarıyla mouse hareketleri ve müşterileri oluşturduğu sıcaklık haritaları bile takip edilebiliyor ve daha birçok işe yarar bilgi.

6. Olasılıklarınızı Gerçekten Dinleyin

2016 yılı biterken sizlere faydalı olması için Satış Fırsatları Yönetim Rehberi” adında bir yazı yazmıştım.

Satış Fırsatları Yönetim sürecinde potansiyel müşterilerin belirli bir ilerleme sonrasında gerçek bir “Olasılık” durumuna gelmesinden bahsetmiştim.

İyi bir Satış Personeli iyi bir dinleme cihazı gibidir.Özellikle potansiyel müşteri ihtiyaç analizi yaparken..İyi dinledikten sonra da beklentilerine en uygun çözümü ve teklifi sunabilirsiniz…Dinleme sürecinde sadece kendi yaptığınız görüşmeler değil sosyal medyanın ve basın yansımalarının da yardımıyla birçok ek yararlı bilgi edinebilirsiniz.

Tüm bu çalışmalar sizi satışı kapatmaya bir adım daha yaklaştıracaktır.

7.Eğitim ile Güven Oluşturun

Müşterilere bir ürün veya hizmet satmaya çalışırken güven oluşturmak zor olabilir.Satış Çalışanlarının üzerine yapışmış ne yazık ki bir ön yargı ,kara leke hep vardı.

Günümüzde böyle bir ön yargıyı geçebilmenin ve müşteri nezdinde ilişkiyi geliştirmenizin ,güven oluşturmanızın en etkili yöntemlerinden biri “eğitim”dir. Müşteriler günümüzde kendisine öğretilmesini bekliyor ve trendler ilgisini çekiyor.

Eğitimden kastettiğim ise şirketinizin hazırladığı ürün/hizmet odaklı çözümlerinizden çok daha ötesini kapsayan “içerik”‘tir.

Blog’unuz, premium içerik teklifleriniz, web seminerlerinizi ,white paper,endüstri raporları vb bunları mümkün olduğunda kullanın. Müşterileri eğitmeye yardımcı olursanız, ihtiyaçları olan çözüm için doğru rehberlik etmiş olursunuz ve size güvenmeye başlarlar.
Bir kez güvendiklerinde, ilişkiyi kazanmanız daha olasıdır.

8.Faydalara Odaklanın

Potansiyel Müşterilerle sadece sizin kurumunuz iletişim kurmaya çalışmıyor.Bunu sakın unutmayın ve maddeyi hatırlayın :Rekabeti.

Dolasıyla potansiyel bir müşteriyle ilk iletişimi kurduğunuzda çok sınırlı bir şansınız vardır. Söylediklerinizle ya bir randevu şansı yakalarsınız ya da tarihin tozlu sayfaları arasındaki yerinizi alırsınız.

Eğer düz bir satış çalışanı olmayı hedeflemiyorsanız ürün/hizmet veya servisinizi özelliklerinden değil müşteri için oluşturduğu faydalardan bahsetmelisiniz.

  • Ne satıyorsunuz?
  • Ürününüz,Servisiniz ve Hizmetiniz, Müşterinin Problem X’ini nasıl çözecek?Müşteri,nasıl yararlanacak?

Faydalara odaklanmanız hem sizi bir satış çalışanı olarak diğer rakiplerinizden farklılaştırır hem de ihtiyacınız olan randevuyu koparabilirsiniz.

9.Her Toplantıyı Bir Eylemle Sonlandırın

Bin bir zorlukla müşteriyle bir toplantı ayarladıktan sonra kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülük toplantıyı hiç bir eylem planı olmadan sonuçlandırmaktır.

Eğer toplantıyı düz bir satış çalışanı gibi bir daha ki görüşmeyi planlamadan,neler yapılacağını belirlemeden bitiriyorsanız satış dönüşüm oranınız son derece düşük olacaktır.

Satış Ekibi yönettiğim kurumlarda her zaman bir eylem planı yapılarak toplantının sonuçlandırılmasını ve müşteriye de en kısa sürede mümkünse toplantıdayken notların gönderilmesini önermişimdir. Bu yöntemin müşteri tarafında son derece profesyonel bir yaklaşım olarak algılandığını ve bir sonraki aşamaya geçişi de kolaylaştırdığını ve daha iyi satış dönüşüm oranları yakaladığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

10.Pazarlama Ekibini Kullanın

Günümüz rekabet şartları oldukça acımasız..Bu acımasızlık karşısında ise ortak hedef için çalışan Satış ve Pazarlamanın birlikte,hizalı bir şekilde çalışabilmesi son derece önemlidir.

Özellikle geleneksel satış yöntemlerinin artık çalışmadığı bu zaman diliminde Pazarlama ekibinin nimetlerinden yararlanmak son derece akıllıca olur.
Daha önce Modern Satış Teknikleriyle ilgili bir videoyu da sizler için hazırlamıştım.
Buradan izleyebilirsiniz.

Organizasyonun ana hedeflerine ulaşması ve daha fazla gelir elde etmesine yardımcı olmak için bu iki bölümün birbirinden öğrenebilecekleri çok şey var.

  • Satış ekibi olarak,pazarlamayla beklentileri hakkında konuşun
  • Müşterilerden elde ettiğiniz bilgileri onlarla paylaşın
  • Müşterilerin beslenmesine(nurturing) yardımcı olun
  • Elinizdeki Satış raporlarını paylaşın.Tam şeffaflık, ikinizin de daha etkili olmanıza yardımcı olacaktır.Nihayetinde pazarlama,potansiyel müşteri bulmaktan sorumludur.Dolayısıyla, potansiyel müşteri aday süreçlerinde hangi türden satışların kapandığını veya bir satışı kapatmaya ne kadar zaman ayırdığınızı gösterebilirseniz, pazarlama kampanyalarını bu bilgiler ışığında değiştirebilirler.
  • En çok yapılan hataya siz de düşmeyin..Birçok şirketin yaptığı gibi Pazarlamayı bir düşman olarak kullanmayın.Onlar sizin yani Satışın ayrılmaz bir parçası ve ekip arkadaşınız.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Sevgilerimle,

Turgut Erkaynak

Sosyal Medyada Başarı için Bilinmesi Gerekenler​

Sosyal Medyada Başarı için Bilinmesi Gerekenler​

Sosyal Medya Başarı Rehberi ile 12 adımda daha verimli bir yönetim elde edeceksiniz.

Sosyal Medya son yıllarda insanlar üzerinde en büyük etkiye sahip araçlarından biri durumunda.

Dünya genelinde sosyalde geçirilen zaman giderek artıyor ve birçok insan FOMO hastalığına yakalanmış durumda.

Sektör için önemli veri setlerinden olan ve herkes tarafından kullanılan
we are social’ın yayınladığı rapora göre 2018’de globalde internet kullanan kişi sayısı 4 Milyarı aştı.

Global WebIndex Raporuna Göre Online’da Harcanan Zamanın %30’dan Fazlası Sosyal Medyada

Online Kullanımın %30'dan fazlası Sosyal Medya oluşturuyor

Türkiye’ye dönecek olursak, internette ve sosyal medyada zaman geçirme konusunda oldukça iyi durumundayız. Verimlilik ve üretkenlik tabi ki sorgulanmalı..

Bu noktada benim düşüncem net üretkenlik gelişime çok açık bir durumda. Çok daha fazla üretken olmalı ve katma değerli işler için kafa yormalıyız.

Türkiye’de Günlük Mobil İnternette harcanan zaman 3 saat 24 dk

Online’da geçirilen zamanı değerlendirdiğimizde sosyal medya,TV,müzik gibi aktivitelerin %65 ağırlıkta olduğunu görüyoruz.

Bu kadar büyük bir çoğunluk online dünyada hatırı sayılır bir zaman geçirince doğal olarak şirketler için de önemli bir fırsat oluşuyor.
Bu fırsatı kullanabilmek için de dijital stratejiler geliştirilmesi tabi ki kaçınılmaz.

 Müşteri Davranışı ve Ürün Alma Yolculuğu Değişti

Nielsen Global Advertising raporun göre arkadaş ve aile önerileri,günümüz tüketicilerinin % 83’ü için en güvenilir #reklam şekli. Peki daha sonra?

Müşteriler markaların iyi olup olmadığını öğrenmek için sizce nereye dönüyorlar?

Tüketicilerin (% 51) #Facebook’a dönüyor,% 42’si Pinterest kullanıyor ve % 34’ü #YouTube kullanıyor. 4 tüketiciden 1’i #Instagram’a , Millennials için bu sayı daha yüksek ve % 35’i görsel-odaklı uygulamayı kullanarak öneriler ve araştırmalar yapıyor.

Müşteri Nereye Geri Dönüyor

Belirli bir noktaya kadar Word of Mouth Pazarlama hala çalışıyor ve etkin.Benim en inandığım ve modası geçmeyecek olarak değerlendirdiğim bir turnusol kağıdıdır.

Eğer müşterilerinize kaliteli ürün/hizmet sağlıyorsanız bu mutlaka değer bulur.

Ancak ön bilgiler toplandıktan sonra Bireysel ve Kurumsal Müşteri artık internette araştırmadan,sosyal medyada yorumlara bakmadan ürün/hizmet almıyor.

Global Web Index 2018 ilk yarı raporuna göre Son 3 yılda Satın Alınacak Ürünü Araştırma ve Bulma Oranı %5 arttı

internette ürün arama/araştırma arttı

Gelelim esas konumuza Sosyal Medya’da her geçen gün Lead yakalama ve satış olasılığı azalsa da kesinlikle göz ardı edilemeyecek önemli bir araç ve platform.

Nihayetinde hedef kitle bu mecrada ve günümüz pazarlama stratejilerinden olan mümkün olan her müşteri temas noktasında onlara dokunmak ve müşteri deneyimi yaşatmak,tohumlama yapılması durumundayız.

Bu noktada yurt dışı bazı kaynaklardan toparlayıp konsolide ettiğim ve kendi deneyim ve bilgilerimle harmanladığım içeriği, B2B Kurumlar için Sosyal Medyada Başarı elde edebilmelerine yönelik maddeleri kısa kısa notlar halinde paylaşacağım.

 

Sosyal Medyada Başarı için Yapılması Gerekenler

1. Hedef Kitleyi Bilin ve Araştırın

Google Analytics kullanarak en iyi makale ve yayınlarınızın ne olduğunu görün.

2. Sosyal Platformları Belirleyin

Kurumlar ürün veya hizmetlerinin  hedef kitlesinegöre uygun olan sosyal medya platformlarını seçmeli.

Örneğin yaş gruplarına göre kullanılan sosyal platformlar farklılık gösteriyor.Bir diğer örnek de son günlerde twitterda 30 yaş üstü twitterı terk etsin gibi TT olan açılımlar da sözkonusu.

Bu nedenle günde sadece bir kaç saat olduğu düşünüldüğünde kurumların savaş alanını iyi seçmesi sonuç odaklılık için önemli.

3. KPI Belirlenmesi

 

Çok inandığım söz :

“Ölçmediğini Bilemezsin ve Bilmediğini de Yönetemezsin”

Bir platformda faaliyet göstermeye başlama kararı alınması iyi bir gelişme olsa da;

Plan ve amaç nedir? 
Üretilecek içerikten beklenti ne olacak? Hedef ne olacak? 
İçerik planları Marka Stratejisine uygun hazırlandı mı?

sorularının yanı sıra sayısal metrikler nasıl belirlendi veya objektif olarak 
belirlendi mi?

Genel olarak sosyal medyada gösterilen faaliyetlerin amacını birkaç başlık altında toplayabiliriz:

  • Satış

  • Web trafiği

  • Eğitmek

  • Takipçi kazanmak

  • Müşterilerle pozitif bağ kurmak

  • Müşteri hizmetlerini geliştirmek

  • Marka bilinirliğini arttırmak

  • Bir ürünün başlangıcı

Faaliyet Amacına Yönelik KPI Örnekleri :

  • Tekil ziyaretçilerin sayısı

  • Hemen Çıkma Oranı

  • Sayfa Gösterimi

  • Sosyal Paylaşım Sayısı

  • Potansiyel Fırsat

  • Satış

4.Sosyal Medya için Taktik Oluşturun


Sosyal Medyaya özel bir plan yapın ancak bu planı ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda çeyrek bazında gözden geçirilmesini sağlayın.

5. Şirket Planları ile Hizalı Olun

Şirketlerin Pazarlama Planları bütünleşik olmalıdır. Online veya offline kanalların taktikleri farklı olabilir ancak faaliyetteki çalışmaların şirketin genel planıyla hizalı olması ve nihai amaca hizmet etmesi gerekir.

 Doğal olarak Sosyal Medya’da bu kapsam içindedir. Bu noktada Marka Stratejisinin altını yeri gelmişken bir kez daha çizmek istiyorum.

 Bir şirket ne kadar şeffaf olursa ve bu şeffaflık doğrultusunda hedefi tüm çalışanlara ne kadar anlatılırsa başarı o kadar kısa zamanda ve kolay gelir. Şeffaf olmanın ve hedeflerin herkes tarafından bilinmesinin bir diğer önemli katkısı da böylece herkesin hesap verebilir durumda olmasıdır.

6. Paylaşım Planlaması için Her Hafta bir saat Ayırın

Bu maddeyle birlikte İçerik Pazarlaması öne çıkıyor ve başlı başına ayrı bir konu.Birçok içerik üretilebilir.

Örneğin faaliyet gösterilen sektörle ilgili bir araştırma raporu veya sektörde öne çıkan bir son dakika haberi olabilir. Güzel bir tesadüf ben bu yazıyı hazırlarken Türkiye’nin önemli bir telekom operatörünün bankalara olan kredi borcunu ödeyememesi nedeniyle hisselerinin el değiştirmesi ve yönetimin 3 bankaya geçmesi gündeme oturmuştu.

7. İçerik Bankası Oluşturun

Tüm platformları eş zamanlı izleyebilmek için ,bir web sitesini gezerken gördüğünüz içeriği hemen o anda not alabilmek,başkasıyla kolayca paylaşabilmek ve arşivleyebilmek için Evernote gibi araçlar kullanabilirsiniz.

 Şahsen ben Evernote ve Google Keep kullanıyorum.Herhangi bir yazı okurken veya apansız karşıma çıkan ve içerik anlamında beni tetikleyen konuları anlık olarak dijital ortamda saklayıp kendi notlarımı sesli ve yazılı olarak kaydediyorum.

Daha sonra kullanıyorum.
Senkronize olmak ,kolay paylaşılabilir durumda olmak önemli bir kriter.

8. Alakalı İçerikler Üretin

Faaliyet gösterilen sektör veya örtüşen alanlarda içerik üretilmesi son derece önemli.

Marka Algısına zarar verebilecek veya farklı çağrışımlar oluşturabilecek içeriklerinden şiddetle kaçınılmalıdır.

Bu noktada en kolay şekilde alakalı içerikleri ,son haberleri takip etmek için Google Alerts kullanılabilir.

Dijital araçlar çok gelişti.Takip edilen sektörel portalların yanı sıra örneğin ben App olarak daha önce Crowdfire kullanıyordum.Birçok kısıtlama gelmesinden sonra Feedly tercih ettim ve son derece memnunum.Tamamıyla ilgi alanına göre özelleştirilebilen araçlar mevcut.

9. Sosyal Platformları Ayrı Ayrı Ele Alın

Faaliyet için seçilen Sosyal Platformların hepsinin birbirinden farklı olarak belirlemiş olduğu resim ölçüleri,video yayınlama uzunlukları,karakter sayıları gibi noktalar mevcut.

Özellikle çağımızın trendi video içerik hazırlarken platformların bu farklılıklarının göz önünde bulundurulması şart. Resim içerikleri için de çeşitli dijital araçlar aracılığıyla teknik bilgi gerektirmeden otomatik formatlar kullanılabilir.

Sosyal platformların çok sık algoritma değiştirir gibi format-uzunluk değişiklikleri yaptığını da unutmayalım.Örneğin ; en son instagram IGTV’yi devreye aldı ve 10 dakika uzunluğunda videolar artık paylaşılabiliyor. Yeni youtube olabilecek mi hep birlikte göreceğiz.

10. Birilerini Müşteri Hizmetleri Temsilcisi Olarak Atayın

Değişen müşteri ihtiyaçları, davranışları ve ürün alma yolculuğundaki değişim müşteri hizmetleri beklentilerini değiştirdi.

Tüketici artık her an her yerde ve hangi platform üzerinden ilgili kurumla iletişim kuracağı belirsiz.

Bu durumda daha önce belirttiğim noktayı tekrarlamam gerekiyor.Müşterilerle tüm temas noktalarında etkileşimde olunması ve pozitif deneyim yaşatılması gerekli.

Her ne kadar 10.adımın başlığı “Birilerini” temsilci olarak atayın olsa da artık robotlar ve teknoloji çağındayız dolayısıyla insan atanması zorunlu değil. 

Bir chatbot bu görevi üstlenebilir

Zaman zaman bazı markaların sosyal medya hesaplarını bilinçli olarak test ediyorum.

Müşteri ile nasıl iletişim kuruyorlar? Ne kadar süre içinde geri dönüş yapıyorlar?

Cevap iletişim şekli fiziki bir çağrı merkezindeki ruhu olmayan ve robotik cevap şeklinde mi yoksa sosyal medya dünyası gereği daha dinamik,hızlı,sonuç odaklı mı gibi noktaları inceliyorum..

Üzülerek belirtiyorum ki durum pek iç açıcı değil. 1 gün sonra geri dönenler,hiç cevap vermeyenler.. Cevap verip de geleneksel çağrı merkezi süreçlerini yeni ve farklı bir iletişim kanalı olan sosyal medyaya başarısız uyarlanmış halleri…

Sanırım hepimiz cevap olarak “Size ulaşmak için DM’den iletişim bilgilerinizi yazar mısınız?” gibi bir cevap almışızdır 🙂

Bu durumda çok başarılı chatbot çözümleri olduğunu ve müşteri sorularına kusursuz cevap verip talep karşıladıklarını belirtebilirim.

Aşağıdaki araştırmada da görebileceğiniz üzere chatbotların en büyük yararları;

  • 24 saat müşteri hizmetleri desteği sağlayabilmeleri,
  • Anlık olarak cevap verebilmeleri,
  • Basit sorulara cevap verilmesi,
  • Kolay İletişim Kurulması,

Bu önemli hizmetler rekabette de oldukça önemli ve fark oluşturan yaklaşımlar.

Günümüzde geldiğimiz noktada hatırlayacağınız üzere Sanal Asistan Google Duplex sizin yerinize bir telefon görüşmesi yaparak kuaförden randevu alabiliyor yada bir siparişi başarılı bir şekilde verebiliyor.

Kişisel öngörümü ve notumu da paylaşmak isterim.İnternette ve sosyal medyada gördüklerinize inanmama dönemi gelmiş durumda.

Yapay zeka teknolojisi o kadar geliştiki bir ülke başkanı konuşması tamamıyla manipüle edilebiliyor.Bu konuda haberlere de yansıyan örnek video burada.

11. Raporlama Oluşturun


Yapılan çalışmaların belirli periyotlarda kurum içinde ilgili kişiler ve yönetim için raporlanması iyi olur.
Önerim haftalık ve aylık konsolide olacak şekilde olabilir.Üst yönetim için aylık daha uygundur.

12. Analiz Edin ve Tekrar Analiz Edin

Kalite Yönetiminin önemli noktalarından biri belirlenen süreçlerin tekrar tekrar gözden geçirilmesi ve sürekli iyileştirilmesidir.

Yukarıda belirttiğim çalışmalar ortaya birçok veri ve sonuç çıkmasına neden olacaktır.

Eğer bu verileri iyi bir şekilde yorumlayıp,analiz edilirse sistem geliştirilebilir ve çok daha az maliyetle daha etkili sonuçlar alınabilir.

Bu nedenle tekrar Analiz önemli ve geri beslemeyi sağlayan bir aşamadır.

Doğru hedef kitle ,doğru içerik,doğru platform,doğru saat dilimi vb birçok konu detaylı olarak analiz edilebilir.

Eveet,bir yazımın daha sonuna geldik. Umarım işlerinizi kolaylaştıracak bilgiler bulmuşsunuzdur.

Kaynak belirtmeden bir yazı ve kitap yayınlanmaz. Yazıyı hazırlarken bazı kaynaklardan yararlandım:

Sprout Social,Global Web Index,We Are Social

Raporlar ve Trendler için yararlandığım bu kaynakları naçizane kendi bilgi ve deneyimlerimle harmanlamaya ve güncel gelişmeleri dahil ederek zenginleştirmeye çalıştım. Sürçü Lisan ettiysem kusura bakmayın…

Bir blogger’ı en çok mutlu eden şey ise yazdığı bir yazının kaynak gösterilerek mümkün olduğu kadar çok paylaşılmasıdır 😎

Sevgi ve Saygılarımla,

Turgut Erkaynak

İstanbul’da Robot Sophia Rüzgarı Esti

İnsansı Robot Sophia’nın katıldığı ve heyecanla beklenen Marketing Meetup 19 Nisan’da Uniq İstanbul’da gerçekleşti.

Oldukça yoğun ilgi gören ve başarılı geçen etkinlik ile ilgili izlenimleri yazımda bulabilirsiniz.Öncelikle şunu belirtmek isterim,bazı şeyler vardır ki insanların hayatlarında iz bırakır ve anıları içerisindeki yerini alır.Yıllar geçse de hatırlanır ve anlatılır.

İnsansı Robot Sophia’nın Türkiye’ye gelişi ve Marketing Meetup’da yer alması da etkinliğe katılanlar açısından böyleydi.

O gün herkesin en büyük derdi Sophia ile bir selfie çekebilmek ya da en azından uzaktan bir resmini çekmekti.Resim çekenler hemen ardından yakınlarına gönderdi ve sosyal medya mecralarında paylaşarak günümüz dünyasının trendlerini yerine getirdi.

Aslına bakarsanız haksız da değillerdi çünkü Sophia’nın Marketing Meetup’a katılması ve Türkiye’ye gelmesi son derece önemli bir gelişmeydi.

Düşünsenize dünyada çok popüler olan,yaptığı açıklamalarla adından sıkça söz ettiren ve herkesin yakından takip ettiği Sophia geliyordu böylesine önemli bir an nasıl kaçabilirdi.
Zaten o gün sosyal medyaya da baktığınızda birçok kişinin araya tanıdık sokarak bol bol resim video çekip paylaştığını gördük.
Benim de böyle bir imkanım olmasına rağmen açıkçası tercih etmedim.

Şuanda okuduğunuz bu yazımı da 3 kere değiştirdim ve baştan yazdım.Bu nedenle de yayımlamam bu zamana kaldı.

Beni takip edenler yazılarımın formatını bilir.Herşeyden önce inanmadığım ve ikna olmadığım bir şeyi mış gibi yazmam.

Bağımsızlığın ve objektifliğin verdiği güçle kendi akıl süzgecimden geçirdiklerimi deneyimlerimle harmanlayıp paylaşırım.

Marketing Meetup’ı da bu bakış açımla değerlendirdiğimde kendisini farklılaştıran bir Ruh’a sahip olduğu hemen fark ediliyordu.

Bu gibi etkinliklerde benim için içerik ve Ruh önemli bir ayraç

Ruh Nedir? dediğinizi duyar gibiyim:)

Şöyle açıklayayım…
Sektördeki trend konuları alıp ezberlenmiş cümlelerden oluşmayan içerikler diye özetleyebilirim.

Sunuşta,tercih edilen cümlelerde ve belirlenen scriptlerde katılımcıların nasıl tepki verebileceğinin düşünülmüş olması ve eğlenceli bir akış planlanmış olması Marketing Meetup’ın Ruh’uydu.

Etkinlik Komitesindeki bireylerin kalitesi bu ruhu sağlamış.

Sahne Hakan Akben’deydi. Bilgi birikimini konuşmamıza gerek yok zaten ama giyiminden sahneye hakimiyetine kadar,süresi dolan konuşmacılara yaklaşımına kadar tek kelimeyle harikaydı.Kırmızı ayakkabısı ve aynı renk mendili ise Ruh’un ve arka plandaki o düşüncenin bir yansımasıydı.

Olcayto Cengiz’in ve Erdem Aksakal’ın sunumları gerçek bir Ruh yansımasıydı.

Olcayto Cengiz’in “Meh Jenerasyonu” güne damgasını vuran başlıklardan biriydi.

Herkesin çok duyduğu ama aslında hakkında hiç bir şey bilmediği Bitcoin’den,Teknolojinin nasıl kölesi olduğumuza ,öğreneceklerimizi Google’dan öğrendiğimize ve sunulan bilgiyi hiç sorgulamadan direkt kabul ettiğimize kadar farkındalık oluşturacak bir çok önemli noktaya değindi.

Yapay Zeka’nın insanlara sunulduğu amaçlar dışında farklı noktalara da hizmet edecek noktaya gelebileceğini belirterek gelecekte olacakların aslında şuan olduğunu bunun farkına varmamızın gerektiğini vurguladı.

Merak etmek,araştırmak ve öğrenmek,el yazısı kabiliyetimiz gibi bizi biz yapan birçok önemli şeyi unuttuğumuzu harika anlattı.

Ve bu noktada size bir soru?

Otonom araç kullanan bir Türk ile bir yabancı nasıl ayırt edilir?

Sorunun cevabını yazmayacağım merak edenler bana ulaşsın:)

Birkaç sunumda ortak olan nokta ise Teknoloji köleleri olarak günümüz insanının en büyük korkusunun bitmek üzere olan pil görüntüsüydü. Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisinin kaçınılmaz değişimi.

Erdem Aksakal ise profesyonel şapkasının yanında hikaye anlatıcılığı yetkinliğiyle klişelerden uzak harika bir hikaye harmanladı.

Kusurlu olanın,kusuru saklanmamış bir şeyin çok daha değerli olacağını ve iş dünyasındaki sahicilik fakirliğinin altını çizerek nokta atışı yaptı.

Sahici olan ve kalbe dokunan sunumlar hemen fark edilip farklı değerlendiriliyor buna emin olabilirsiniz.

Bu noktada ise beni en çok etkileyen ve kalbime dokunan konuşma ise Bill Gates’in Açıkladığı Dünyanın En İyi 10 Öğretmeni Listesinde yer alan “Her şey Mümkün Eğer İnanırsan” mottosuyla büyük işler başaran Nurten Akkuş Öğretmenimiz oldu.

Heyecanı ve tutkusu sesini titretti. Açıkçası o anlattıkça benim gözlerim doldu ve salondaki katılımcılarda önemli bir iz bıraktı.Sunum bittiğinde herkes kendisini ayakta alkışladı.
İzlemeyenler TED konuşmasını mutlaka izlemeli.

Etkinliklerdeki ilk sunumlar en zor olanlardır.İzleyiciler henüz adapte olamamıştır,akış yakalanamamıştır vesaire.Bu nedenle ilk sunumların günahı olmaz.

Deneyimleriniz Kaderiniz mi? başlıklı sunumlarıyla Hanzade Acar ve Mehmet Acar farklı sunumlarıyla bence renk kattı.

Aklımızla kalbimizin buluşmasından ve deneyimlerimize etkilerinden bahsettiler.

Hayatta alınabilecek en doğru karar,kiminle vakit geçirdiğimizi akıllıca seçmek olduğunun altını çizdiler.

Bilgi sonsuz bir kaynak ve her zaman yeni bir şey öğrenmek mümkün..Ben de kendilerinin sunumundan kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah noktayı: Süveyda’yı öğrendim.Ve kalpteki gizli günah olarak da tanımlanan bu kavramı merak edip araştırmaya başladım. İyi bir kazanım oldu.

Sunumlarında Teknolojiyi kullanmaları gerçekten renk kattı.

Migros’un sunumu her zamanki gibi oldukça profesyonelce hazırlanmıştı ve Kına Demirel de iyi sundu.
Daha önce de Marketing Meetup sunumlarını izlemiştim o da başarılıydı.

Big Data ve Müşteri Deneyiminin odak noktası olan sunumda Migros’un Büyük Veri’yi nasıl tanımladığını ve yorumladığını aşırı reklam izlemeden ve rahatsızlık hissetmeden gördük.Sadakat programlarını beğenen bir Migros müşterisi olarak bilgiyi nasıl deneyime dönüştürüldüğünü anladım.

Bir diğer önemli nokta ise klasik big data sunumlarından farklı olarak Migros’un temel pazarlama noktasını yani “Anlamak” kavramını ıskalamadağını ve geleneksel veri toplama kaynaklarını unutmadağını,
bu kaynakları iyi bir şekilde Big Data ile harmanladıklarını gözlemledim ve mutlu oldum.
Hiçbir başarı tesadüflere bağlı değildir.

Şair Robot Deniz Yılmaz,sunumuyla Bager Akbay’ın sunumu Yapay Zeka adına hem bilgi dolu hem de son derece eğlenceliydi.

Deniz Yılmaz,her şeyini internet üzerinden kendisinin organize ettiği bir sergi dahi açmayı başarmış ve sergi için çalışan insanların işin toplamından haberi de yokmuş.

Deniz Yılmaz kendisine gelen reklam tekliflerini özgür ve hür yapay zekasıyla reddetmiş.Ama Bager Bey hemen devreye girerek kabul etmiş:)
Reklam konusu Sophia için de geçerliydi.Sanırım Yapay Zeka destekli robotların kaderi bu. Sophia’nın konuşmalarından kazandığı paradan haberdar olmadığı ve boğaz tokluğuna çalıştırıldığını öğrendik:)

Aret Vartanyan’ın sunumu ise son derece gerçek bilgilerden oluşuyordu.

Her kelimesi bilgi doluydu.
Doyurucu olan sunumla ilgili söyleyebileceğim tek şey ise Aret Vartanyan, içeriğe ve konuya o kadar hakim ve profesyonel ki artık sunumu otomatiğe bağlamış.

Bu da bir noktada duyguyu ve hissiyatı bir miktar aşağı çekiyor.Bende bıraktığı izlenim böyle oldu.

Samimiyet, interaktivite ,bilgi,içerik,gerçeklik anlamında ise kusursuzdu.

Happn CEO’su AI ve daha bir çok sosyal olguya değindi

Örneğin 2 dünya yok dijital ve gerçek diye. Sadece tek Dünya var&biz insanlara en zor şeylerden biri olan tanışabilmek için bir araç sunuyoruz dedi.
Ülkemizde Alanya ise interaction açısından almış yürüyor😉

Gelelim Marketing Meetup’ın Altın Sponsorlarından Nielsen’in sunumuna.

Dijital Çağda Big Data Analitiği: Nielsen’ın Gelecek Vizyonu başlıklı sunumlarına henüz yeni başlamışlardı ki salondan homurdanmalar gelmeye başladı.

Salonu gözlemlediğimde Marketing Meetup gibi iyi bir etkinliğe sponsor olmakla farklılaşan Nielsen ne yazıkki sunumuyla bunu başaramamış göründü.

Sunumu izleyenler her cümlenin Nielsen ile başlamasına ve her cümlede çok iyiyiz,çok güçlüyüz mesajlarına pek prim vermedi ve sıkıldı.

Benim bu noktada naçizane önerim SAP’i sunum tarzını benimsemeleri ve emek verip,çalıştıkları belli olan sunum konseptini daha doğal bir şekilde yapmaları.Böylece salonu dolduran izleyicileri de yanlarına çekebilirler.

Sunumun gelişim alanının olması çok doğaldır.
Bence,Nielsen büyük ve farkındalık sahibi bir kurum olduğunu Marketing Meetup’a sponsor olarak göstermiştir.

Öğle arasından sonra Marketing Meetup ekibi oldukça güzel bir fikirle katılımcıların uyumaması ve kendine gelmesi için küçük bir spor da yaptırdı:)

Salonda eğlenceli ve kahkaha dolu anlar yaşandı.

Ercan Altuğ’un moderatörlüğünde gerçekleşen Yeni Nesile Spor Pazarlaması paneli ise güncel bilgileri ve pazar verilerini içermesi açısından oldukça ışık tutucuydu.

Yeni neslin kendine özgü jargonunun olduğu bu yeni dünyaya, birçok büyük markanın anlayamadığı için giremediğinden ve özellikle e-spor dünyasına yapılacak pazarlama faaliyetleri için mutlaka e-spor oyuncularının dilinden konuşulması gerektiği hatta ve hatta oyuncu olabileceğinden bahsedildi.

Beşiktaş Kulubü için yapılan Come to Beşiktaş Kampanyasının ise ortaya çıkış ve arka plan hikayesini dinlemek çok keyifliydi.

Bir işe tutkunun,duyguların dahil edilmesinin nasıl fark yarattığını hep birlikte yaşadık ve gördük.
Beşiktaş kulübünün sosyal medya hesabının ve iletişim dilinin nasıl bir insan gibi tanımlandığını ve değişim oluşturulduğunu işin sahiplerinden dinledik.

Mükemmel Müşteri Deneyiminin Ardındaki Bilim ve Strateji sunumuyla Veri Bilimcisi Dr. Michael Wu,müşteri deneyiminin sadece bir tek kişinin işi olmadığını şirketteki herkesin işi olması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca;müşteriyle olan tüm temas noktalarında deneyimlerinin her adımının analiz edip ölçümlenmesinin altını çizerken çok kritik bir şey söyledi.Dedi ki;önemli olan müşteri değil müşterinin oluşturduğu interaction ve bunun ne kadarına sahip olduğunuzdur.

Bir başka panelde ise Influencer Marketing’in Gerçekleri konuşuldu.Özellikle Account Manager’ların bütçeleri nasıl kullandığı ve Influencer tercih etme veya etmeme nedenlerine,markaların influencer’lardan beklentilerine değinildi.

Bende oluşan intiba ise özellikle yeni neslin  youtuber olmak istediği günümüzde bireysel kalite ve içeriğin son derece önemli olduğu.
Açıkçası katılımcıların enerjileri ve sorulan neredeyse her sorunun cevabına gülerek başlamaları nedeniyle  salondaki diğer katılımcılar gibi benim de pek ilgimi çekmedi.

Günün sonuna gelirken herkeste heyecan arttı ve Sophia’yı beklemeye başladı.

Sophia sahneye çıkmadan önce Marketing Meetup’taki bir başka güzel yenilik MarTech ödülleri verildi.

Bu noktada da Marketing Meetup’ın mimarı Necip Murat’ın işini ne kadar ciddiye aldığını gözlemledim.Çünkü ödüllerin seçimi için ciddi ve son derece deneyimli bir juri üyesi kadrosu oluşturulmuş.

Necip Murat’ın Martech ile ilgili açıklaması :

Ve Sophia sahneye çıkıyor

Sophia sahne almadan önce Hakan Akben ,İnternet Ekipler Amiri Serdar Kuzuloğlu’nu sahneye davet etti.Aralarında geçen konuşmalar oldukça renkli ve eğlenceliydi.

Özellikle Hakan’ın Sophia’yı “Şehla Buldum” demesi unutulmayacaklar arasındaki yerini aldı.

Serdar Kuzuloğlu’nun moderatörlüğünde insansı robot Sophia soruları yanıtladı. Kendisine Hoşgeldin diyen İnternet Ekipler Amirine cevap vermeyerek havalı bir giriş yapan Sophia, yaklaşık 5 dakika sonra cevap verdi. Sanırım başlangıçta bir bağlantı sorunu yaşadı:)

İstanbul’daki misafirperverlikten çok etkilendiğini belirttiği cevap öğrenilmiş bir çaresizlik gibi ezberletilmiş bir cevaptı bence.

Serdar Kuzuloğlu’nun iki farklı sorusuna aynı cevabı vermesi çok zeki olarak lanse edilen Yapay Zeka robotun o kadar da zeki olmadığını bence gösteriyordu. Aret Vartanyan’ın sunumunda da belirttiği gibi bu robotları da insan olarak biz yaptık ,Yapay Zekayı da insan olarak biz ürettik.

Eğlenceli anlardan biri de Serdar Kuzuloğlu’nun Sophia’ya evlenme teklif etmesiydi.

Daha önce de gündemi takip edenler hatırlayacaktır Will Smith evlenme teklif etmiş ve reddedilmişti.

Kabusum olur dediğin şey nedir sorusuna ise “en kötü kabusum kalabalığın önünde bir sunucu tarafından pek çok soruya maruz kalmak”diye cevap verip ardından şaka yapıyorum demesi ilginçti.

Sophia’nın olduğu bölümü Marketing Meetup canlı olarak yayınlamış ve ardından da youtube kanalına koymuştu. İzlemek için:

Sonuç olarak;daha önceki Marketing Meetup etkinliklerine de katılmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki içerik kalitesi her geçen gün artıyor ve konsept gelişiyor.

Marketing Meetup,kurucusu Necip Murat’ın liderliğinde Ruh’u olan bir etkinlik serisi

olarak sektör için önemli bir yere geliyor ve Etkinlik Komitesi,MarTech juri üyeleriyle ve eğlenceli içerik kurgusuyla farklılaşıyor.

Önemli olan nokta da bu farklılaşma hissediliyor ve değer buluyor.

Yakaladığı bu çizgiyi bozmadan devam ettirmesi temennilerimle, Marketing Meetup Serisinin ortaya çıkmasında emeği olanları bir kez daha kutlarım ve başarılar dilerim.

Kendi çektiğim görsel ve videolardan oluşan yaklaşık 2.5 dakikalık Marketing Meetup Özet videosunu burada izleyebilirsiniz.

Bir başka yazımda görüşmek üzere…

Sevgi ve Saygılarımla,

Turgut Erkaynak