Kalite En iyi İş Planıdır

Kalite En iyi İş Planıdır

| 9 Temmuz 2015 |

Kalite En iyi İş Planıdır yazısında hangi işi yaparsa yapsın en iyi şekilde yapan bir çalışanın şirketine sağladığı katkıyı okuyacaksınız

Bir çalışan düşünün,elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak isteyen.

Bu davranışı sergilerken bireysel düşünmeyip,sahip olduğu yetkinliği ölçüsünde işini büyük bir istekle “kaliteli”yapmaya ve çalıştığı kuruma değer katmaya çalışan…
Yoksa aklınıza ilk kendiniz mi geldiniz:)Eğer öyleyse bir sonraki yazıma şimdiden davet ediyorum…

Bir de; “gözlerimi kaparım,vazifemi yaparım” anlayışıyla sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünen,herhangi bir katma değer üretmeyen,sadece söylenenleri ve kendisine verilen işleri yapan bir çalışan düşünün…

Hangisiyle çalışmayı tercih ederdiniz?Çalıştığınız şirketleri değerlendirdiğinizde hangi profilden daha fazla mevcut?

Kısaca;Amerika’da süpermarketlerde müşterilerin aldığı ürünleri poşete dolduran çalışanların incelenmesi üzerine literatüre tek poşetçi ve çift poşetçi olarak geçen bu çalışan profilleriyle aslında her gün sık sık karşılaşıyoruz..Çalıştığımız kurumlarda iş arkadaşımız,herhangi bir müşteri hizmetlerini aradığımızda müşteri temsilcisi,alışverişe çıktığımızda bir mağazada veya bir markette görevli/kasiyer olarak görebilirsiniz.

Tek poşetçiler,işlerini özen göstermeden yapar.İşlerini sevdikleri pek sevmezler ve angarya olarak görür.Yüzleri de hiç gülmez.İşlerini yaparken sürekli söylenir ve şikayet ederler.Dikkatleri dağınıtıktır.İşlerini bilinçli olarak yavaş yaptıkları için müşterileri sinirlendirirler.Münakaşa etmeye hazırdırlar.Kendilerini de her zaman koşulların kurbanı olarak görürler.

Tek poşetçilerden sık sık “benim işim sadece bu,daha fazlasını yapmam” söylemlerini duyabilirsiniz.

Supermarket örneğinde;sadece bir poşet kullanırlar, müşterinin aldığı malları tek bir poşetin taşıyıp taşıyamayacağını düşünmezler. Malları poşete koyarken özen göstermez, rastgele doldururlar. Nasıl tanıdık geldi değil mi?Aslında artık poşet bile vermiyorlar müşteri kendisi alıp açıyor ve dolduruyor.

Koşulların kurbanı denildiğinde veya kendisinden başka herkesi ve her şeyi suçlayanlarla karşılaştığımda aklıma gelen önemli bir söz vardır:
1925 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı oyun yazarı, eleştirmen
George Bernard Shaw’ın İnsanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır.”


İnandığım bir sözdür.her zaman çok yönlü düşünülmeli ve alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini düşünürüm.

İnsan kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilir.

Cuma günü Uludağ Ekonomi Zirvesini izlerken konuşmacılardan biri bence çok önemli bir cümle söyledi.

Dedi ki;“hali hazırda sürekli kazananlar,kazanır hale bir anda gelmiyor.Geçmişte kaybettikleri sayesinde geliyor.Kesinlikle bir anda olmuyor.”


Dolayısıyla bu kadar örnek varken tek poşetçiler işin kolayını seçerek kendilerini koşulları kurbanı olarak adletmişlerdir.

Diğer tarafta ise; çift poşetçiler vardır. Her daim bir yandan kendisini geliştirken, diğer yandan da başkalarının gelişmine yardımcı olurlar.
Çift poşetçiler;kendisini müşterinin yerine koyarak işini yapar.Güler yüzle çalışır.

Zamanı varsa görev tanımının dışına çıkarak farklı katma değerler üretir.
Genel olarak;kibardır ve teşekkür eder.

Çift Poşetçiler;yaptığı işin bütünle olan ilişkisinin bilincinde olarak hareket eder ve farkındalığı yüksektir.

Müşteri kaybedilmemesi ve yeni müşteri kazanılması gerektiğinin son derece farkında olarak görevini yapar.

Supermarket versiyonunda;müşterilerin mallarını poşete doldururken, gerektiğinde iki poşeti iç içe koyar, böylece malların ağırlığı nedeniyle poşetin yırtılma riskini ortadan kaldırır.Sanırım çok az kaldı bu çalışandan…

Akşam işinden evine gelen “tek poşetçi” eş, yoğunluktan yakınır. Eşiyle ilgilenmek yerine televizyon karşısında uyuklar. Çocuğu onla oynamak istediğinde veya konuşmak istediğinde”şimdi TV izliyorum,işim var “diyerek geri çevirir.

Oysa işinden evine dönen “çift poşetçi” eş neşelidir. Evdekilerin günü nasıl geçirdiklerini ilgi ile dinler. Ne yapmak istediklerini öğrenir ve herkesi memnun edecek konularla ilgilenir. Çocuğu onu çağırdığında veya konuşmak istediğinde herhangi bir sevincini,zamanını paylaşır, birlikte oynar ve etkin bir biçimde dinler.

İşte tam bu noktada sorumu farklı biçimde tekrarlamak istiyorum :

Çevrenizi şöyle bir değerlendirdiğinizde hangi profil daha fazla?
Sizce çift poşetçi olmak çok mu zor?
Koşullar engel mi?

 Hayata karşı bakış açılarımız, takındığımız tutum, hayattan beklentilerimiz, sınırlarımızın esnekliği, sorumluluklarımızın bilincinde olmamız, değişime önce kendimizden başlamamız tek veya çift poşetçi olmamızı belirleyen faktörlerdir…
Biliyoruz ki eğer bir iş varsa ve o işi de yapacak pek çok çalışan varsa;o iş, onu yapacak insanların bakış açıları, tutumu, kalitesi, hayattan beklentileri, sorumluluklarının bilincinde olmaları gibi faktörlerden etkilenir.

Dolayısıyla hayatı kaliteli yaşamak,zamanımızı kaliteli değerlendirmek önemlidir.İletişimimiz,başkalarını önemsememiz ve karşımızdaki kişilerin de bir birey olduğunu unutmadan hareket etmemiz daha iyi bir çevre ve ortam için olmazsa olmaz tutumlardır.

İş dünyasına ve çalışan profiline döndüğümüzde ise;hangi sektörde çalışıyorsak hangi pozisyonda olunduğundan bağımsız olarak çift poşetçi olunması kesinlikle mümkündür.Liderlik kavramını birçok kişi üst seviye yöneticilik olarak algılasa da Liderlik,çalışılan pozisyon seviyesinden bağımsız olarak kendi alanına liderlik etmekşeklinde gerçekleştirilebilir.Bu liderlik pozitif bir marka algısı,hizmet kalitesi ve müşterilerinin hakkında olumlu konuştuğu kurum olarak geri döner.

Ve bugün iş dünyasındaki bence en büyük eksikliklerden biri kendi alanına Liderlik eden çalışan profilidir ,çift poşetçilerin azınlıkta kalmasıdır.

Çift poşetçiler yetiştirilebilir veya yetişmiş olanlar istihdam edilebilir.Maliyet olarak görülmeden yatırım ve kalite olarak değerlendirilerek…
Bunun birçok nedeni tabi ki mevcut ancak bugünkü yazımdaki odak noktası mesajın sapmasını istemediğim için ilerleyen yazılarımda değerlendireceğim.

Farklılaşmak isteyen tüm şirketlere,özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösterenlere tavsiyem çift poşetçiler yetiştirmeleri,istihdam etmeleri ve ellerinde tutmayı bilmeleridir.

Rekabet yönetiminde,farklılaşmada,hizmet üstünlüğünde en önemli farkı yaratan faktör günümüzde insan kaynağıdır.

Bu nedenle;hangi iş,konu,yaşam için iş planı yapılacaksa yapılsın
“kalite” en iyi iş planıdır.

Zamana anlam katmak için…

Saygılarımla,

Avatar
Turgut Erkaynak

Satış Kanalları Yönetimi, Müşteriye Gidiş ve Pazar Stratejileri konusunda uzman olan Turgut Erkaynak, Türkiye’nin önde gelen Gruplarında kazandığı Satış & Pazarlama & Yönetim alanındaki 15+ yıllık bilgi ve tecrübesini yüksek bir motivasyonla açık bir kaynak olarak sunmaktadır.

2 Yorum

Avatar
Zafer Yayın tarihi7:13 pm - Kas 10, 2017

Turgut Bey Türkiye’de çift poşetçilerin yetişmesi için Öncelikle patronların çalışanına değer vermesi ve Ondan gelecek fikirlere açık olması gerekli.

    Turgut Erkaynak
    Turgut Erkaynak Yayın tarihi7:19 pm - Kas 10, 2017

    Değerli Yorumunuz için teşekkürler.
    Şirket sahipleri de eninde sonunda çift poşetçilerle çalışması gerektiğini anlayacaktır.Tabi ne kadar geç anlarsa o kadar fazla bedel ödemek durumunda kalacak..
    Saygılar