İnsanlar Robotlar Nedeniyle İşsiz mi Kalacak?

Turgut Erkaynak: İnsanlar Robotlar Nedeniyle İşsiz mi kalacak?

Teknoloji ile Hayatımıza Giren AI yani Yapay Zeka İnsanları İş ve Güvenlik Anlamında Endişelendiriyor!

İnsanlar Robotlar Nedeniyle İşsiz mi Kalacak?

Son yıllarda inanılmaz bir hızla gelişen Teknoloji ile birlikte hayatımıza giren AI (Artificial Intelligence ) yani Yapay Zeka hemen her yerde yazılır ve konuşulur durumda.

AI temelli Robot Gelişimleri insanları şimdiden iş ve güvenlik anlamında endişelendirir oldu.

Şuanda bile bir otelde bilgi veren/servis yapan ,tuğla döşeyen,mutfakta yemek yapan,büyük depolarda lojistik süreçlerde aktif rol oynayan,fabrikalarda karanlıkta,aydınlıkta gece gündüz hiç hata yapmadan ve birbirine de öğreterek çalışan, birim maliyetlerin çok daha düşük olmasını sağlayan robotlar artık hayatımızda.

Dolayısıyla bu durum insanları işsiz kalabiliriz düşüncesiyle kaygılandırır oldu.

Yapay Zekayı (Artificial Intelligence AI ), Robot Teknolojilerini konuştuğumuz 2017 yılıyla, 1800’ün 2.yarısında ortaya çıkan Sanayi Devrimi bana göre bazı benzerlikler gösteriyor.
Sanayi Devrimiyle ortaya çıkan yeni buluşlar,üretime olan etkileri ve buhar gücüyle çalışan makinelerin makineleşmiş endüstriyi oluşturmasıyla günümüzde yaşanmaya başlayan teknolojik süreç sizce de benzemiyor mu?

İnsanlar o gün de acaba işsiz mi kalacağız endişelerini yaşamış ve bugün de yine aynı konu gündemde.

Gerçekten insanlar yakın gelecekte işsiz mi kalacak?

Geçmişi bilmeden Geleceğe hazır olunması mümkün değil.Bu nedenle geçmişteki Sanayi Devrimi gibi kırılma noktalarının ortaya çıkış nedenlerini,eksiklerini anlamak bugün ve gelecek için avantaj sağlar.

İnsan bilmediğinden korkar ve çekinir.Korkuya gerek yok ve korkmayalım.
Sadece Geleceğe hazır olalım.Hazır olmak için de öğrenelim,kendimizi her zaman geliştirelim.

Uzmanlara , fütüristler ve bana göre de geçmişte yaşandığı gibi eğer insanlar kendini geliştirirse işsiz kalmayacak.

Robotlar ağırlıklı olarak niteliksiz iş gücünün yerine geçecek.Hata oranları,maliyetler büyük ölçüde düşecek.Çin bu nedenle Avrupa’da birçok AI ve Teknoloji şirketi satın almaya başladı bile.

Değişmeyen tek şeyin Değişim olduğu dünyada nitelikli iş gücü ve insan iş dünyasında var olmaya devam edecek.

Örneğin;10 yıl önce Sosyal Medya&ortaya çıkan iş fırsatları yoktu.

Gelecekte Z Kuşağının çalışacağı işlerin %65’i An itibariyle dünyada mevcut değil

Birkaç örnek paylaşıyorum:

  • Dijital Duyu Geliştirici ( 20 yıl sonra -Bilişim )
  • Robot Tamircisi ( 20 yıl-Bilişim-Elektronik )
  • Sanal Gerçeklik Mimarı ( 20 yıl-Bilişim )
  • İklim Düzenleyici ( 40 yıl-Çevre )
  • Kayıp Tür Canlandırıcısı Genetik (40 yıl/Botanik/Zooloji
  • 60 yaş üstü Head Hunter ( 20 yıl -İş Dünyası)
  • Dijital Veri Çöpçüsü ( 10 yıl -Bilişim )
  • Mutluluk Tasarımcısı ( 20 yıl-Toplum/Bilişim )

 

Bu nedenle tekrar etmekte bir kez daha fayda var.

Geçmişi bilmeden Geleceğe hazır olunması mümkün değil.Bu nedenle geçmişteki Sanayi Devrimi gibi kırılma noktalarının ortaya çıkış nedenlerini,eksiklerini anlamak bugün ve gelecek için avantaj sağlar.

İnsan bilmediğinden korkar ve çekinir.Korkuya gerek yok ve korkmayalım.
Sadece Geleceğe hazır olalım.Hazır olmak için de öğrenelim,kendimizi her zaman geliştirelim.

Bir başka yazımda görüşmek üzere.

NOT: Bu arada yakın zamanda yayınladığım “Ücretsiz Trafik Artırma Tüyoları

e-book’una buradan ulaşabilirsiniz.

Sevgi ve Saygılarımla,

Turgut Erkaynak

Çoklu Kanal ile Müşteri Etkileşimi Nasıl Artar?

| 10 Ekim 2017 |

Çoklu Kanal ile Müşteri Etkileşimi Nasıl Artar?

Bu yazıda günümüzde herkes için en önemli konulardan biri takipçilerle veya müşterilerle teknoloji yardımıyla etkileşimi arttırmanın yollarını okuyacağız.

Teknoloji ile Müşteri Etkileşimi Nasıl Artar? Öncelikle günümüzde herkes için en önemli konulardan biri takipçilerle veya ticari kurum ise müşterilerle mevcut etkileşimi arttırmak diyebiliriz.

Gelişen teknolojinin de yardımıyla nasıl olabilir, birlikte değerlendireceğiz ancak öncesinde etkileşime geçeceğimiz hedef kitleyi tanımamız gerekiyor.

Bu kişiler Kimdir ? Nerede bulunurlar ? Ne yaparlar ? Bu soruların cevabını vermeden başlamamız pek mümkün değil.

Bazı cevapları paylaşalım. Örneğin; modern tüketici her yere yayılmış durumda. İnternette, online ortamda video izliyor , blog okuyor, web sitelerinde dolaşıyor; e-ticaret siteleri ve aplikasyonlarında takılıyor, sosyal medya platformlarında ise önemli bir zaman harcıyor.

We are Social verilerine göre Türkiye mobil ortalaması 3 saat civarında.

Onların dikkatini çekmek ve markanızı zihinlerinde ön planda tutmak için, onlara nerede olursanız olun ulaşmak ve etkileşim kurmak gerekir.
Etkileşimi kurarken de eğer bir şirkette yöneticiyseniz en az maliyetle en çok kişiye ulaşmak istersiniz.Aksi durumda işinizi layıkıyla yapmamış olursunuz.

Günümüzde teknolojinin yardımıyla geçmişteki geleneksel yöntemlere göre çok daha az maliyetle daha çok kişiye ulaşmak mümkün.Hem de ölçülebilir bir şekilde.
Çok beğendiğim bir sözü de paylaşmak isterim : Ölçmediğinizi bilemezsiniz ve bilmediğinizi de yönetemezsiniz.Bu nedenle ölçebilmek çok önemli.

Eski dönemde, bir mağaza veya dükkan açacak ve girişimci olacak kişilerin ilginç bir ölçme yöntemi varmış.
Örneğin;eğer kiralanacak mağaza veya dükkanın önünden günde 1.000 kişi geçmiyorsa o lokasyondaki o mağaza veya dükkanı tutmazlarmış.

Peki şimdiki zamanda neler yapabiliriz ve nasıl olabilir?

Kendimden bir örnek verebilirim ; Türkiye’nin alanında lider önemli bir kurumunda çalışırken yıllık bütçemde Milyon liranın üzerinde bir reklam gideri vardı.
Şehirlerarası yollar üzerinde T şeklinde büyük kulelerde yer alan reklamlar görürsünüz öylece yolun kenarında dururlar ve birçoğunun ışıklandırması da yoktur üstelik.Kimler görür,kaç defa görülür hiç bilinmez.Bu kulelere Totem reklam deniliyor.

Yeni yıl bütçesi geldiğinde gider bütçemizden Totemleri çıkartıp Modern Pazarlamanın gereği olan dijital kanallara yatırım yapmıştık.
Ve artık kime ulaştığımızı,kaç defa ulaştığımızı,hangi konunun ilgi çektiğini veya çekmediğini rahatlıkla ölçebiliyorduk.Artan bütçemizle müşterilerimiz için bir çok motive edici hediye vb de planlamıştık.
Anlık müşteri geri dönüşleri de alıp mevcut sürecimizi çok kısa sürede de güncelleyebiliyorduk.

Takipçiler ya da müşterilerle daha fazla etkileşim kurabilmeyi çok kanallı pazarlama yoluyla elde edebilirsiniz.

Çok kanallı pazarlama, potansiyel müşterilere farklı kanallar aracılığıyla ulaşıp etkileşim kurmanızı sağlar.

Peki Hangi kanallar ?

Kuruma veya kişinin tercihine göre farklılık gösterse de(bütçe,yetkinlik vb durumlardan dolayı)

  • Blog Sayfanız
  • Web Siteniz
  • Sosyal Medyanız
  • Email (otomasyon araçlarıyla entegre edilmiş bir email sistemi hala en geçerli yöntemlerden biridir)
  • Pay-per-click Reklamlarınız
  • Mobil Araçlarınız (aman dikkat araba değildir
  • Store’unuz
  • Kontakt Merkeziniz
  • Video içerikleriniz ve medya yayınlarınız

şeklinde değerlendirebiliriz. Çeşitlendirmek veya daraltmak pek tabiki de mümkündür.

Yukarıda paylaştığım araçların birçoğu teknoloji ile hayatımıza girdi ve çok önemli verimlilik avantajı sağladıkları kesin. Teknolojinin bu kadar etkin olmadığı dönemlerde açıkçası iğneyle kuyu kazılıp,karanlıkta yol bulunmaya çalışılıyormuş.

Tabi , konsept basit görünse de, uygulama her zaman kolay değildir. Bazı zorluklar yok değildir.Bu noktada birkaç tavsiye vermek gerekirse ;

Hedef kitlenizin, ne zaman ve nerede mesajınızı almaya uygun olacağını belirlemeniz gerekir.Ayrıca etkileşime kapılmaya en uygun olacağı an çok önemlidir.Aksi durumda boşa kürek çekmiş olabilirsiniz.

Belirlediğiniz hedef kitle veya sizin için en ideal müşteri diyelim,yukarıdaki çoklu kanalların hepsinde yer almayabilir.Dolayısıyla;ideal müşterilerinizin olduğu kanallara yatırım yapmanız verimlilik ve maliyet açısından önemli.Biraz da detay örnek vermek gerekirse belirlediğiniz bir kanal örneğin,sosyal medya kanalı içerisinde bile hangilerinde olmanız gerektiğine karar vermelisiniz.
Çünkü ideal müşterileriniz facebook’u kullanmıyordur da instagram da yer alıyordur. Veya ideal müşterileriniz genç kuşaktır Snapte olabilirler.

 

Teknoloji ile Müşteri Etkileşimi Nasıl Artar?

Turgut Erkaynak Hizmet Paketlerine Ulaşmak için Tıklayınız

Zorluklara rağmen, çok kanallı pazarlama stratejileri kesinlikle çaba harcamaya değerdir.

Yapılan araştırmalar ve elde edilen sonuçlar,çeşitli kanallardan ulaşan tüketicilerin genellikle tek bir kanal aracılığıyla ulaşanların üç ila dört kat fazlasını harcadığını gösteriyor.
Yatırım için oldukça tatmin edici görünüyor değil mi

Blog pazarlamasından sosyal medya yarışmalarına kadar, çok kanallı pazarlama stratejinizin bir parçası olarak istediğiniz sayıda taktik kullanabilirsiniz.
Ancak tavsiyem 3 önemli adımı izleyerek ilk önce sağlam bir temel oluşturmanızdır.Aşağıda paylaştığım 3 anahtar yöntemden herhangi biriyle daha başarılı olma şansınız olacaktır.

  1. Herşeyden önce Yönetimi kolaylaştırın. Teknoloji bu noktada yardımcınız olacaktır.Çabalarınızı mutlaka çok kanallı bir pazarlama platformuyla birleştirin. Her bir kanal için ayrı platformlara veya sistemlere sahip olmak yerine, tüm kampanyalarınızı tek bir kullanıcı dostu konsoldan izlemenize ve yönetmenize olanak sağlayan bir platform bulun. Yönetim özelliklerini, analitiği ve aynı kampanyayı çeşitli kanallarda aynı anda yürütmenin kolay bir yolunu sağlayan bir araç arayın.
  2. Tutarlı olun ! Müşterilerinizle nerede etkileşim kurarsanız kurun, müşteri deneyiminin tutarlı olmasını tercih etmelisiniz.Örneğin;Eğlenceli ve sıcak bir marka olarak beğeniliyorsanız müşterilerinizin instagramda,blog sayfanızda ve hatta e-postalarınızda markanızla ilgili paylaşımlarınızı eğlenceli ve sıcak bulmasını sağlayın.
    Bu durum, tüketicilerin şirketinizden beklentilerini karşıladıkça daha derin bir güven ilişkisi geliştirmenizi sağlar.
  3. Potansiyel müşterileriniz farklı cihazlarda ve farklı kanallardan sizinle etkileşim kurabilir.Bu noktada,müşteri için toplanan ve işlenen datalar aracılığıyla tek bir profil oluşturulması ve oluşturulan profile göre olası değer tekliflerinin sunulmasını sağlayın.Eğer data toplama ve işleme aşamasında verimsiz olursanız müşterilerinize tutarlı olmayan farklı farklı teklifler ulaştırabilirsiniz ki bu da marka imajınızı olumsuz etkileyecektir.

Çok Kanallı Pazarlama, çok yönlülüğü ve geniş erişimi sayesinde işinize büyük bir destek sağlayabilir. Marka bilinirliği oluşturmaya ve müşterinin etkileşimini artırmaya yardımcı olurken, genel ilişkiyi derinleştirir ve sonuç olarak daha fazla satışa yol açar.

Zamana değer katmak için…

Bir başka yazımda görüşmek üzere.

Sevgi ve Saygılarımla,

Turgut Erkaynak

 

 

Kalite En iyi İş Planıdır

| 9 Temmuz 2015 |

Kalite En iyi İş Planıdır yazısında hangi işi yaparsa yapsın en iyi şekilde yapan bir çalışanın şirketine sağladığı katkıyı okuyacaksınız

Bir çalışan düşünün,elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak isteyen.

Bu davranışı sergilerken bireysel düşünmeyip,sahip olduğu yetkinliği ölçüsünde işini büyük bir istekle “kaliteli”yapmaya ve çalıştığı kuruma değer katmaya çalışan…
Yoksa aklınıza ilk kendiniz mi geldiniz:)Eğer öyleyse bir sonraki yazıma şimdiden davet ediyorum…

Bir de; “gözlerimi kaparım,vazifemi yaparım” anlayışıyla sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünen,herhangi bir katma değer üretmeyen,sadece söylenenleri ve kendisine verilen işleri yapan bir çalışan düşünün…

Hangisiyle çalışmayı tercih ederdiniz?Çalıştığınız şirketleri değerlendirdiğinizde hangi profilden daha fazla mevcut?

Kısaca;Amerika’da süpermarketlerde müşterilerin aldığı ürünleri poşete dolduran çalışanların incelenmesi üzerine literatüre tek poşetçi ve çift poşetçi olarak geçen bu çalışan profilleriyle aslında her gün sık sık karşılaşıyoruz..Çalıştığımız kurumlarda iş arkadaşımız,herhangi bir müşteri hizmetlerini aradığımızda müşteri temsilcisi,alışverişe çıktığımızda bir mağazada veya bir markette görevli/kasiyer olarak görebilirsiniz.

Tek poşetçiler,işlerini özen göstermeden yapar.İşlerini sevdikleri pek sevmezler ve angarya olarak görür.Yüzleri de hiç gülmez.İşlerini yaparken sürekli söylenir ve şikayet ederler.Dikkatleri dağınıtıktır.İşlerini bilinçli olarak yavaş yaptıkları için müşterileri sinirlendirirler.Münakaşa etmeye hazırdırlar.Kendilerini de her zaman koşulların kurbanı olarak görürler.

Tek poşetçilerden sık sık “benim işim sadece bu,daha fazlasını yapmam” söylemlerini duyabilirsiniz.

Supermarket örneğinde;sadece bir poşet kullanırlar, müşterinin aldığı malları tek bir poşetin taşıyıp taşıyamayacağını düşünmezler. Malları poşete koyarken özen göstermez, rastgele doldururlar. Nasıl tanıdık geldi değil mi?Aslında artık poşet bile vermiyorlar müşteri kendisi alıp açıyor ve dolduruyor.

Koşulların kurbanı denildiğinde veya kendisinden başka herkesi ve her şeyi suçlayanlarla karşılaştığımda aklıma gelen önemli bir söz vardır:
1925 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı oyun yazarı, eleştirmen
George Bernard Shaw’ın İnsanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır.”


İnandığım bir sözdür.her zaman çok yönlü düşünülmeli ve alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini düşünürüm.

İnsan kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilir.

Cuma günü Uludağ Ekonomi Zirvesini izlerken konuşmacılardan biri bence çok önemli bir cümle söyledi.

Dedi ki;“hali hazırda sürekli kazananlar,kazanır hale bir anda gelmiyor.Geçmişte kaybettikleri sayesinde geliyor.Kesinlikle bir anda olmuyor.”


Dolayısıyla bu kadar örnek varken tek poşetçiler işin kolayını seçerek kendilerini koşulları kurbanı olarak adletmişlerdir.

Diğer tarafta ise; çift poşetçiler vardır. Her daim bir yandan kendisini geliştirken, diğer yandan da başkalarının gelişmine yardımcı olurlar.
Çift poşetçiler;kendisini müşterinin yerine koyarak işini yapar.Güler yüzle çalışır.

Zamanı varsa görev tanımının dışına çıkarak farklı katma değerler üretir.
Genel olarak;kibardır ve teşekkür eder.

Çift Poşetçiler;yaptığı işin bütünle olan ilişkisinin bilincinde olarak hareket eder ve farkındalığı yüksektir.

Müşteri kaybedilmemesi ve yeni müşteri kazanılması gerektiğinin son derece farkında olarak görevini yapar.

Supermarket versiyonunda;müşterilerin mallarını poşete doldururken, gerektiğinde iki poşeti iç içe koyar, böylece malların ağırlığı nedeniyle poşetin yırtılma riskini ortadan kaldırır.Sanırım çok az kaldı bu çalışandan…

Akşam işinden evine gelen “tek poşetçi” eş, yoğunluktan yakınır. Eşiyle ilgilenmek yerine televizyon karşısında uyuklar. Çocuğu onla oynamak istediğinde veya konuşmak istediğinde”şimdi TV izliyorum,işim var “diyerek geri çevirir.

Oysa işinden evine dönen “çift poşetçi” eş neşelidir. Evdekilerin günü nasıl geçirdiklerini ilgi ile dinler. Ne yapmak istediklerini öğrenir ve herkesi memnun edecek konularla ilgilenir. Çocuğu onu çağırdığında veya konuşmak istediğinde herhangi bir sevincini,zamanını paylaşır, birlikte oynar ve etkin bir biçimde dinler.

İşte tam bu noktada sorumu farklı biçimde tekrarlamak istiyorum :

Çevrenizi şöyle bir değerlendirdiğinizde hangi profil daha fazla?
Sizce çift poşetçi olmak çok mu zor?
Koşullar engel mi?

 Hayata karşı bakış açılarımız, takındığımız tutum, hayattan beklentilerimiz, sınırlarımızın esnekliği, sorumluluklarımızın bilincinde olmamız, değişime önce kendimizden başlamamız tek veya çift poşetçi olmamızı belirleyen faktörlerdir…
Biliyoruz ki eğer bir iş varsa ve o işi de yapacak pek çok çalışan varsa;o iş, onu yapacak insanların bakış açıları, tutumu, kalitesi, hayattan beklentileri, sorumluluklarının bilincinde olmaları gibi faktörlerden etkilenir.

Dolayısıyla hayatı kaliteli yaşamak,zamanımızı kaliteli değerlendirmek önemlidir.İletişimimiz,başkalarını önemsememiz ve karşımızdaki kişilerin de bir birey olduğunu unutmadan hareket etmemiz daha iyi bir çevre ve ortam için olmazsa olmaz tutumlardır.

İş dünyasına ve çalışan profiline döndüğümüzde ise;hangi sektörde çalışıyorsak hangi pozisyonda olunduğundan bağımsız olarak çift poşetçi olunması kesinlikle mümkündür.Liderlik kavramını birçok kişi üst seviye yöneticilik olarak algılasa da Liderlik,çalışılan pozisyon seviyesinden bağımsız olarak kendi alanına liderlik etmekşeklinde gerçekleştirilebilir.Bu liderlik pozitif bir marka algısı,hizmet kalitesi ve müşterilerinin hakkında olumlu konuştuğu kurum olarak geri döner.

Ve bugün iş dünyasındaki bence en büyük eksikliklerden biri kendi alanına Liderlik eden çalışan profilidir ,çift poşetçilerin azınlıkta kalmasıdır.

Çift poşetçiler yetiştirilebilir veya yetişmiş olanlar istihdam edilebilir.Maliyet olarak görülmeden yatırım ve kalite olarak değerlendirilerek…
Bunun birçok nedeni tabi ki mevcut ancak bugünkü yazımdaki odak noktası mesajın sapmasını istemediğim için ilerleyen yazılarımda değerlendireceğim.

Farklılaşmak isteyen tüm şirketlere,özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösterenlere tavsiyem çift poşetçiler yetiştirmeleri,istihdam etmeleri ve ellerinde tutmayı bilmeleridir.

Rekabet yönetiminde,farklılaşmada,hizmet üstünlüğünde en önemli farkı yaratan faktör günümüzde insan kaynağıdır.

Bu nedenle;hangi iş,konu,yaşam için iş planı yapılacaksa yapılsın
“kalite” en iyi iş planıdır.

Zamana anlam katmak için…

Saygılarımla,